Bârika-i hakikat, müsâdeme-i efkârdan doğar


  • 06 Aralık 2018, Perşembe 12:51
MustafaALBAYRAK

Mustafa ALBAYRAK

Mülkün Temeli “Adalet”

“İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır” diye meşhur bir söz var… Hakikaten zordur adil olmak! Bu hepimiz için geçerlidir. Ama zor olması adil olmamız gerçekliğinden kaçmamızı gerektirmiyor. Adil olmak mecburiyetindeyiz... Hele de Müslüman isek. Hiç şansımız yok. Bu konuda birçok ayet veya hadis mevcuttur. Kişilere, olaylara, müesseselere, partilere, akrabalığa vs bakmadan, adil olmak zorundayız. Aksi bizim için yıkım ve felakettir. İsterseniz Dünyanın en zengin en güçlü ülkesi, şirketi, insanı olun fark etmez yıkılırsınız adil olamazsanız!

Allah Teâlâ, Nisa Suresi 135. Ayeti Kerimesinde “Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” buyurulmaktadır.

Yine Rabbimiz, Maide Suresi 8. Ayeti Kerimesinde de benzer şekilde buyurmaktadır!

Maide 8 – “Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”

Şimdi, bu sarih ve aşikar ayetler ortada iken buna benzer bir çok Hadis-i Şerif belleklerimizde taze dururken, bizim adil olmama lüksümüz olabilir mi? Bakınız Allah, kişi Müslüman olursa onu kollayın torpil geçin demiyor, (HAŞA) zengin olsunlar veya fakir olsunlar yakınınız uzağınız fark etmez diyor…

Allah için adaleti ayakta tutanlar olun diyor. Şimdi günümüze bunu tatbik edelim. Farklı partilerde ideoloji veya görüşlerde olmamız bizi, adalet kavramından ayırabilir mi? Bir kişinin şu veya bu ideolojiden olması başka zamanlarda onunla kavga vermiş olmamız o kişi veya müessesenin veya devletin, partinin ne ise artık haklı olduğunu, söylememize mani olmamalıdır. İnsanlık Müslümanlık bunu gerektirir.

“Efendim o daha önce başörtüsü yasağını savunmuştu…” Olabilir… Onu o zaman eleştirmiş hatta kavga etmişizdir… Ama bugün şu konuda doğru söylüyor dememiz onun geçmişte yaptığı hatalı söylemleri görmezden gelmemize müsaade etmez. O konuda yine ters düşünürüz ama bu konuda da doğru söylüyor diyebilmeliyiz. Biz zahire göre hükmederiz. Niyet okuyamayız. Beyan esastır.

30 yıl farklı kulvarlarda yer aldığımız halde bugün bir veya daha fazla konuda ittifak ettiğimiz insan parti veya devletlere “ya helal olsun doğru yapmış veya söylemiş” dememizin hiç bir sakıncası olmamalıdır.  Aynı şekilde, 30 yıl ittifakta olduğumuz insanlara, partilere veya devletinde yanlış yaptığı, hata ettiği konularda “Siz Hata Ediyorsunuz” diyebilmeliyiz. Bunu söylemek adaletin en asgari gereğidir...Bunu demediğimiz yani ADALETİ tesis edemediğimiz gün mülkiyet yıkılır.. Gücümüzü de kaybederiz… Adalet, Arapça da Adl kökünden gelir. Manası ise hakkın yerli yerine oturtulmasıdır!

Bu çerçevede, günlük olayları değerlendirmemiz gerekir diye düşünüyorum. “Ama sen geçen ay ANDIMIZ konusunda veya filanca kişi hakkında MHP ile farklı düşünüyordun. Ya da 30 yıldır Aydınlık Gazetesi ile hiç bir ortak müşterekin yoktu. Ya da filanca daha önce Başörtüsü yasağının sürmesi için Danıştay’a başvurmuştu, nasıl onunla aynı şeyi savunursun?”

Bir dakika yahu! Ben o konularda yine onlardan farklı düşünüyorum ki! Ben şu konuda onlarla aynı düşünüyorum. 15 Temmuz Darbesine karşı olan MHP’yi, Aydınlık Gazetesini veya Vatan partisini ya da Barolar Birliğini nasıl tebrik etmem veya alkışlamam! Gece saat 12 olmadan 15 Temmuzda “Biz askeri darbeye karşıyız, demokrasinin ve seçilmiş meşru iktidarın Erdoğan’ın yanındayız” diyen adama, “yok sen daha evvel başörtüsüne aykırı duruş sergiledin sus otur yerine, senin desteğin lazım değil bize git sen darbecilerin yanında yer al karşıma geç” mi diyeceğiz…

“İman Hakkı Hak, Batılı Batıl Olarak Bilmektir…” Adamı yine sevme ama duruşunu takdir et.. Senin İmanın da bunu gerektiriyor çünkü. Yarın yine yanlış yapığında yine kavga et.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık