© Müzakerat 2017 - 2021

En çok zemin sıvılaşması ise Hatay'da tespit edildi.

Kilometrelerce uzunluğa ulaştı: En çok Hatay'da görüldü

Normal şartlarda 50-100 metrede görülen zemin sıvılaşması, 10 ili yerle bir eden Kahramanmaraş merkezli depremlerde kilometrelerce uzunluğa ulaştı. En çok zemin sıvılaşması ise Hatay'da tespit edildi.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, normal şartlarda 50-100 metrede görülen sıvılaşmayı, Kahramanmaraş merkezli depremlerde kilometrelerce uzunluğunda tespit ettiklerini söyledi.
"Asrın felaketi" olarak adlandırılan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede fay hatlarını inceleyen Prof. Dr. Sözbilir, 3 fayın kırıldığını, bunların Amanos, Pazarcık ve Erkenek segmentleri olduğunu söyledi:

20 günde 10 bin artçı oldu
"Arkasından 9 saat sonra tetiklenmeyle gelişen ikinci büyük deprem 7,6 oldu. O da Çardak ve Doğanşehir fayı. Orada da 2 tane fay birlikte çalıştı. 20 Şubat'ta bu kez Antakya fayı belli ölçekte kırıldı. Şu anda 3 farklı ana şokun artçıları devam ediyor. Bildiğim kadarıyla sayıları 10 bini buldu. Normal şartlarda mesela İzmir'i düşündüğümüzde 2 yılda 10 bini bulmuştu. Burada 20 günde 10 bin artçı deprem oldu."

Kilometrelerce uzunluğunda sıvılaşma tespit edildi
Aynı zamanda binaların neden yıkıldığını ve zemini de incelediklerini söyleyen Sözbilir, zeminle ilgili de çok ilginç şeyler gördüklerine dikkat çekti:

"Deprem bölgesinde sıvılaşma dediğimiz olay çok aşırı derecede gelişmiş. Yani o sıvılaşmanın niteliği o kadar yüksek ki kilometrelerce. Normal şartlarda 50-100 metrede görülen sıvılaşmayı Kahramanmaraş merkezli depremlerde kilometrelerce uzunluğunda tespit ettik.
Sıvılaşmayla zemin, taşıma gücünü kaybediyor ve bina zeminin içine göçüyor. İşte belli şartları sağlıyorsa sadece eğiliyor, bükülüyor ama sağlayamıyorsa yıkılıyor. Bu Antakya'da çok fazla. Çünkü Antakya aynı zamanda Asi Nehri boyunca kurulmuş bir şehir. Asi Nehri boyunca her yerde sıvılaşmalar ciddi anlamda yüksek düzeyde.Yine Adıyaman'a bağlı Gölbaşı ilçesinin 4'de 3'ü gitmiş. Çünkü gölün eski çökelleri üzerine kurulu. Bu şekilde yıkımların sebebi de aslında 1939 depreminden beri aynı. Fayın üzerinde yapılaşma. Zeminin sıvılaşma tehlikesinin yüksek olması ve binayla ilgili yapı inşaat kalitesindeki, mühendislik çalışmalarının kalitesindeki düşüklük."

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER