© Müzakerat 2017 - 2021

Kamu mali yönetimi ve kontrolüne ilişkin kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda

Teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel: ”Meclise bir dayatma söz konusu ve Anayasa’ya aykırı bir durum var. Bu nedenle teklifin Plan ve Bütçe Komisyonuna iade edilmesi gerekir” AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can: ”Komisyonlarda kanunlar görüşülürken Anayasa’ya uygunluğu inceleniyor. ’Anayasa’ya uygun mu değil mi?’ itirazı, komisyonlarda dile getirilebilir. Komisyon Başkanı, Komisyon yönetim üyeleri buna karar verir”

TBMM (AA) TBMM Genel Kurulunda, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, teklifin görüşmelerine geçmeden önce yerinden söz alarak, 2021 yılı bütçesinin 1 Ocak'tan 75 gün önce Meclise gelmesi gerektiğini, bu tarihin de gelecek cumartesi günü olduğunu ifade etti.

2021 bütçesinin Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin kanunlaşacağı öngörülerek hazırlandığını öne süren Özel, "Meclise bir dayatma söz konusu ve Anayasa'ya aykırı bir durum var. Bu nedenle teklifin Plan ve Bütçe Komisyonuna iade edilmesi gerekir." diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Haydar Akar'ın bu talebi yerinde bulmaması üzerine Özel, usul tartışması açılmasını istedi.

Usul tartışmasında söz alan AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, partisinin grup önerisiyle teklifin, gündemin ilk sırasına alındığını anımsatarak, "Eğer itiraz edilecekse grup önerimize itiraz edilmeliydi." dedi.

Komisyonlarda kanunlar görüşülürken Anayasa'ya uygunluğunun incelendiğine dikkati çeken Can, "Anayasa'ya uygun mu değil mi itirazı komisyonlarda dile getirilebilir. Komisyon Başkanı, Komisyon yönetim üyeleri buna karar verir." ifadelerini kullandı.

Teklifin görüşmelerinde Anayasa'ya aykırılık önergeleri verilebileceğine işaret eden Can, "Burada biz diyoruz ki 'Bu kanun Anayasa'ya uygundur.' Siz de diyorsunuz ki 'Anayasa'ya aykırıdır.' Netice itibarıyla bunun nihai kararı Türkiye Büyük Millet Meclisinde verilecek. Bununla tatmin olmayan taraf Anayasa Mahkemesine götürebilir." diye konuştu.

Teklifin iadesinin kabul edilmemesi üzerine teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.

"Cumhurbaşkanlığı raportörlüğü görev ve yetkileri belirlenmeli"

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, teklifle Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığında "Cumhurbaşkanlığı Raportörlüğü" diye bir kariyer meslek grubu oluşturulacağını, raportörlüğün görev ve yetkilerinin belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığının kontrolsüz bir şekilde büyüdüğünü ileri süren Usta, bütün uzmanlıklara eşit maaş verilirken neden cumhurbaşkanlığı raportörlerine daha yüksek maaş verildiğini sordu.

"Türkiye'yi gelecek yüzyıllara taşıyacak ana damar"

MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, Program Bütçe sistemine geçilerek, bütçe sistemi ve bütçe sınıflandırmasının kamu kaynakları ile kamu hizmetleri arasında bağ kurulmasına ve harcama önceliği geliştirilmesine uygun hale getirilmesi, bütçenin girdilerden ziyade çıktı ve sonuç odaklı bir yaklaşımla hazırlanması, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi, üretilen performans bilgisinin karar alma süreçlerini destekleyecek şekilde bütçe süreçlerine dahil edilmesi ve bütçenin üst politika belgeleri ve politika dökümanlarıyla bütünleşik hale getirilmesi, daha sade ve anlaşılır bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını söyledi.

Teklifle, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığında Cumhurbaşkanlığı raportör ve raportör yardımcısı istihdam edilebilmesinin öngörüldüğünü dile getiren Aksu, bu düzenlemeyle, ilgili personelin istisnai kadrolarda istihdamı yerine, çeşitli sınavlar ve 3 yıllık yetişme dönemi sonunda mesleğe intisabının sağlanacağını belirtti.

Aksu, kariyer sistemi ile şeffaf ve objektif süreçlerin güçlendirileceğini ifade etti.

Türkiye'yi gelecek yüzyıllara taşıyacak ana damarın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olacağını vurgulayan Aksu, kanun teklifinin yasalaşmasıyla ülkenin gelişmesine, milletin refah ve huzurunun gelişmesine katkı sağlanmış olacağını dile getirdi.

"Hesap verilebilirlik, mali saydamlık ortadan kalkmıştır"

HDP İstanbul Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, kanun teklifiyle, bütçelemede fonksiyonel sınıflandırmanın ortadan kaldırıldığını savunarak, "Fonksiyonel sınıflandırma bilindiği gibi, kamu faaliyetlerinin türünü göstermekte, faaliyetler ve faaliyetlere yönelik harcamaların zaman serileri boyunca izlenmesi ve uluslararası karşılaştırma imkanı elde edilmesini sağlamaktadır. Şimdi, bundan vazgeçilecektir." diye konuştu.

Yapılmak istenilen değişikliğin bütçe hakkı, şeffaflık ve hesap verilebilirlik açısından çok sorunlu olduğunu öne süren Oluç, "Bugün zaten hesap verilebilirlik, mali saydamlık ortadan kalkmıştır." dedi.

Oluç, 17 Ekim 2020 tarihinde Meclise sunulması gereken 2021 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin Plan ve Bütçe Komisyonunda 6 Ekim'de görüşülmesine başlanan bu madde teklifine göre hazırlandığını belirterek, "Bu, vahim bir durumdur aslında. Bu durum, AK Parti'nin torba yasa sistemiyle tahrip ettiği yasama erkine dönük bir başka usulsüzlüktür, aslında siyasi nezaketsizliktir." değerlendirmesinde bulundu.

"Böyle bir yasama usulü olmaz"

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, yürütme erkinin, kanun yapılması sırasında milletvekillerinin düşüncelerine önem vermesi gerektiğini dile getirdi.

Yasama sürecinde bakanlar gelmediği için kanun tekliflerini yeterince tartışamadıklarını belirten Kuşoğlu, "Yeni dönemde parlamento bunu yapamıyor. Bakanlar sadece bütçe sırasında geliyor. Bakanlar ne denetim ne de kanun yapma sürecinde gelmedikleri için fikirlerimizi aktaramıyoruz. Böyle bir yasama usulü olmaz. Geçtiğimiz iki yıl içinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde bu nedenle iyi bir yasama süreci geçirmediğimiz gibi denetim de yapamadık." dedi.

Yürütme erkinin bir kişiden oluştuğunu, bakanların, müsteşarların bile yetkilerine sahip olmayarak genel sekreter durumunda bulunduğunu öne süren Kuşoğlu, "Bu parlamento kadar işlevsiz ve yetkisi olmayan bir parlamento dünyada yok. Büyükşehir belediye meclisleri bile daha iyi durumda. Vatandaşlar onları izlemeyi tercih ediyor. Burada yayın yapmak da yasak. Böyle olunca yaptığımız işin de bir anlamı ve sonucu olmuyor." görüşünü savundu.

Şahsı adına söz alan AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi, muhalefetin sadece eleştiri yaptığını, yasama sürecinde bir öneride bulunmadığını söyledi. Kanun teklifinin milletvekillerince Meclise sunulduğunu kaydeden Çelebi, parlamento ve milletvekillerinin tahkir edilmesini de doğru bulmadığını ifade etti.

Teklifin içeriğine ilişkin bilgiler paylaşan Çelebi, yeni tip koronavirüs pandemisinin sosyal ve ekonomik etkilerini azaltmak, istihdamın artırılması gibi konular başta olmak üzere birçok konuda düzenleme yaptıklarını belirtti.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Haydar Akar, birleşime ara verdi. Akar, aranın ardından komisyonun yerinde olmaması nedeniyle birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

AK Parti ve HDP arasında Kobani olayları tartışması

Öte yandan, teklifin tümü üzerindeki görüşmeler öncesinde HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ile AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan arasında tartışma yaşandı.

Meral Danış Beştaş, Sebahat Tuncel ve Aysel Tuğluk'un Kandıra Cezaevinde dört yıldır tutuklu oldukları halde Kobani protestosu soruşturması sebebiyle haklarında tekrar tutuklama kararı verildiğini söyledi. "Altı yıl sonra bir gizli tanığın icat edildiğini" belirten Beştaş, "Ahd olsun ki bu siyasi kumpasların taraflarını sanık sandalyesinde göreceğiz. O zamana kadar mücadelemize devam edeceğiz." dedi.

Beştaş'a cevap veren AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Kobani eylemleri başladığında Abdullah Öcalan başta olmak üzere terör örgütünün diğer liderlerinin "Çıkın sokağa." diye kendince talimatlar verdiğini ifade etti.

HDP'nin hatalarını kabul etmediğini söyleyen Turan, "İnsan bir yanlış yapabilir ama sonra 'Biz mahcup olduk, bir sürü insanın katline sebep olduk, amacımız bu değildi. İnsanlar öldü, etraf yandı, yıkıldı, böyle olmasını istememiştik.' der. Bununla önce siyasi olarak yüzleşir, sonra mahkemenin kararını tartışır. Ama siz hiç mahcup olmadan var olan bir kararı 'yok' diye söylerseniz bırakın tehdit diliyle 'sizi yargılarız' demeyi, ben buradan diyorum ki bu millet de bu devlet de bu yargı da bunun hakkını savunacaktır." diye konuştu.

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER