© Müzakerat 2017 - 2021

MHP Genel Başkanı Bahçeli, ”İl Başkanları Toplantısı”nda konuştu: (1)

”İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmalarıyla vakit kaybetmesinler. Millet kararını vermiştir. İş bitmiştir. Perde kapanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye’nin geleceğidir” ”Türklüğü, Atatürk’ü, Türk milletini, mevcut vatandaşlık tanımını anayasadan çıkaracak bir melun henüz dünyaya gözlerini açmamıştır. Aksini denemek isteyen varsa hodri meydan. Buna teşebbüs ederlerse görürler dünyanın kaç bucak olduğunu” ”(Akşener’in masa önerisi) Muhatabına ’Masa kur’ demedik, ’Evine dön’ dedik, hala zaman vardır, bu önerimiz geçerliliğini korumaktadır. Diyorum ki ’Dön evine, bitsin bu çile’”

ANKARA (AA) MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmalarıyla vakit kaybetmesinler. Millet kararını vermiştir. İş bitmiştir. Perde kapanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye'nin geleceğidir." dedi.

Bahçeli, kongre süreçlerinin tamamlanmasının ardından il başkanları ile ilk toplantısını parti genel merkezinde yaptı.

Toplantının ardından il başkanlarına hitap eden Bahçeli, daha sonra gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

MHP'nin 14 Mart 2021'de yapacağı 13. Olağan Büyük Kurultayı için demokratik hazırlıklarını tamamladıklarını belirten Bahçeli, "salgın aman verirse" 14 Mart'taki demokrasi şölenlerini muazzam bir katılımla gerçekleştireceklerini söyledi.

Bahçeli, salgın izin vermezse sadece delegelerin irade ve iştirakiyle kurultayı huzur ve sükun içinde, sağduyunun rehberliğinde, engin bir milliyetçi şuur ve vizyon çerçevesinde yerine getireceklerini kaydetti.

Partilerinin büyük kongreyi yaptıktan sonra tarihi yolculuğuna yeni bir dinamizm ve donanım ile devam edeceğini vurgulayan Bahçeli, "Aziz milletimizin sadece bugünün değil, geleceğinin de partisi olan Milliyetçi Hareket, bütün hedeflerine ulaşmak için insanüstü bir çabayı ant olsun gösterecektir." dedi.

Oldukça üzücü, sarsıcı, biteviye hazin olaylarla geride bırakılan 2020'nin ne milletin hatırından ne de insanlığın ortak hafızasından asla silinmeyeceğini belirten Bahçeli, Kovid19 hastalığının yoğun fırtınasının bu yıla damga vurduğunu, doğal afetler, terör eylemleri, insani trajediler, hastalıklar, ekonomik sancılar, siyasi ve diplomatik açmazların adeta üst üste yığıldığını hatırlattı.

Bahçeli, salgında dünya genelindeki vaka ve vefat sayısının endişe verici seviyelere tırmandığına dikkati çekerek, salgının neden olduğu sosyal ve ekonomik zorlukların giderek boyut ve zemin kazandığını söyledi.

"Türkiye ön almış, öncü olmuştur"

Bütün ülkelerin salgınla mücadeleyi önceliğine aldığını, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" felsefesinin artık bütün dünyanın gündeminde olduğunu ifade eden Bahçeli, "Pek çok ülke yeni tip koronavirüs karşısında çaresizliğin kuytusuna gizlenmişken Türkiye ön almış, öncü olmuş, örnek davranış sergilemiş, nitekim güçlü sağlık altyapısıyla, özellikle şehir hastanelerinin donanımıyla ve sağlık çalışanlarımızın kahramanca mücadelesiyle sivrilmiş, öne çıkmıştır." diye konuştu.

Türkiye'nin bununla da kalmayıp sağlık diplomasisiyle ihtiyaç sahibi ülkelere yardım eli uzattığını kaydeden Bahçeli, Kovid19 aşısının uygulanmaya başlamasıyla "maskemesafetemizlik" şartlarına riayetle, bunun yanında sabır, dua ve tıbbın müktesebatıyla bu kötü günlerin aşılacağına işaret etti.

Küresel sefaletin ve kargaşanın hüküm sürdüğü, teknolojik ve ekonomik uçurumların büyüdüğü bir dünyada insanlığın ortak birikimlerini ve değerlerini koruyup yaşatmanın herkes adına bir görev olduğunun altını çizen Bahçeli, "Evrenin geniş boşluğunda dönüp duran dünyanın daha adil, çevresiyle daha barışık, paylaşmanın erdemlerini fazlasıyla bilen, hakkaniyetli, vicdanlı ve müşfik insan ve toplum modeline tartışmasız ihtiyacı olduğu artık gün gibi meydana çıkmıştır." dedi.

"Yıkıcı eleştiri muhalefet değildir"

"Dünyanın yorumlanması yerine insani formatla değiştirilmesi, yeni bir dünyanın tefekkürtezekkür denkleminin kurulması şarttır, esastır." diyen Bahçeli, Türk milletinin bunu yapacak tarihsel ve kültürel derinliğe sahip olduğunu vurguladı.

"Lider ülke Türkiye" hedefine ortak akıl ve iradeyle odaklanmak, hep birlikte ulaşmak yerine, bu hedefi kösteklemek, bu hedefe zehirli hançer sallamak maksadıyla canını dişine takan sefil siyaset anlayışlarının varlığının büyük bir pürüz olduğunu ifade eden Bahçeli, Türkiye'nin en önemli sorununun iç cephesinde açılan gedikler olduğuna dikkati çekti.

Salgın dünyayı kasıp kavururken bu olağanüstü ve hassas dönemde istismarı paravan yapanların, yaşanan zorluklara sevinenlerin, böylesi bir halde bile iktidar devşirmek için çırpınanların "ya ar damarlarının çatladığını ya da kansızlıklarının dillerine vurduğu"nu kaydeden Bahçeli, şöyle konuştu:

"Bakınız CHP'ye, bakınız İYİ Parti'ye, bakınız HDP'ye, bakınız diğer siyasi ucubelere, emin olunuz görüp göreceğiniz bu olacaktır. Yangından mal kaçırmayı düşünmek korkaklığın alametidir. Ülkesine, milletine, vatanına namlu çevirenlerle, kefen biçenlerle can ciğer kuzu sarması olanlar, üstelik onlardan medet ve menfaat umanlar, iç işgal cephesinde mevziye giren ruhsuz ve uğursuz zillet kafilesidir. Yıkıcı eleştiri muhalefet değildir. Yalana kul köle olmak onurlu bir siyaset hiç değildir. Zalimlere el sallayıp 'Görün bizi' demek adamlık değildir, mertlik değildir, insanlık değildir, erdemli bir tavır hiç değildir, vatan ve millet sevgisiyle de asla bağdaşmayacaktır. Bilinmelidir ki el atına binen tez inecektir."

"Bahçede mi toplandı, tarlada mı buluştu?"

Siyasetin dost ve düşman cephelere ayrılmasının 1930'lu yıllarda dünyayı felakete sürükleyen vahim bir hata ve saplantı olduğunu belirten Bahçeli, "Dikiz aynasına bakarak gelecek iddiasında bulunanların yeniden bu saplantıdan nemalanma istekleri hayret edilecek bir gaflettir." dedi.

Devlet Bahçeli, şunları ifade etti:

"CHP Genel Başkanı tutunacak dal ararken İP'nin Başkanı, demirlediği limandan ayrılıp yenisine yelken açmanın küçük ve kurnaz hesabı içindedir. İttifak yerine yeni bir masa kurma teklifinin esbabı mucibesi bize göre budur. Memleket masası kuramayanlar, mihnet masası kurmanın peşindedir. Aslında nazlana nazlana bulundukları muhitten kirişi kırmanın arayışına girmişlerdir. Bizim nazarımızda masa kurma teklifi ciddiyetsiz ve itibarsız bir tekliftir. Masalar boştur, oturacak masa pek çoktur. İsteyenin istediği masaya günün 24 saati oturmasında bizce bir sakınca yoktur. Buna engel olan da yoktur. 'Dur' diyen yoktur, 'Niye oturuyorsunuz?' diyecek yoktur. Buyursunlar otursunlar, fiskos yapsınlar, olmadı birbirlerini çekiştirsinler, bu da olmazsa kısır yiyip keyiflerine baksınlar. Bildiğimiz kadarıyla zillet partileri uzun süredir ya masa altındadır ya da zaman zaman masanın üstüne çıkmaktadır. Sormak isterim ki gündemdeki ağırlığını hala koruyan meşum anayasa taslağını kimler, nerede hazırladı? PKK anayasasının taslak metni kaleme alınırken CHP, HDP, İP, Saadet masaya oturmadıysa bahçede mi toplandı, tarlada mı buluştu?"

Bahçeli, söz konusu taslak metni eleştirerek, "Anayasadan Türklüğü çıkaracak kadar gözü ve gönlü kararan bu ayıplı siyaset temsilcileri, ihanet masasına yeni ortak bulalım derken meşruluk mu arıyorlar, daha da meşhur olmayı mı amaçlıyorlar? Biz Türk milletiyiz, milli ve manevi değerlerimize saldıranların, şaşı bakanların alınlarını santim santim karışlamasını biliriz." diye konuştu.

"Düştükleri zillete kafa yorsunlar"

"Türklüğü, Atatürk'ü, Türk milletini, mevcut vatandaşlık tanımını anayasadan çıkaracak bir melun henüz dünyaya gözlerini açmamıştır. Aksini denemek isteyen varsa hodri meydan. Buna teşebbüs ederlerse görürler dünyanın kaç bucak olduğunu." ifadelerini kullanan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"HDP'ye zeytin dalı uzatıp terörist Demirtaş ile kahvaltı programı rezervasyonu yapanlar, masa kurmadan önce içine düştükleri zillete kafa yorsunlar. Tavsiyemiz, iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmalarıyla vakit kaybetmesinler. Millet kararını vermiştir. İş bitmiştir. Perde kapanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye'nin geleceğidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi parlak Türk asırlarının yol haritası, milli birlik ve kardeşliğin, devletin istikrar ve dengesinin yegane güvencesidir.

Muhatabına 'Masa kur' demedik, 'Evine dön' dedik, hala zaman vardır, bu önerimiz geçerliliğini korumaktadır. Diyorum ki 'Dön evine, bitsin bu çile.'"

(Sürecek)

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER