Bârika-i hakikat, müsâdeme-i efkârdan doğar

İslam Sanatı'nın Özellikleri - Mahmut Çetin

Tevhid’den hareket eden ve tenzih’le doğayı yansıtan sanatçı tabiyatın içkinliğini yakalar. Bu ilahi güçle dolan sanat çabası, maddeyi güzel kılar.

İslam Sanatı'nın Özellikleri - Mahmut Çetin

Tevhid’den hareket eden ve tenzih’le doğayı yansıtan sanatçı tabiyatın içkinliğini yakalar.
Bu ilahi güçle dolan sanat çabası, maddeyi güzel kılar.

Bu kitap; İslam Sanatı’nın Özellikleri’ni birlik, yansıtma, işlevsellik, güzellik ve aşkınlık şeklinde sıralamıştır.
Sanat felsefesi, duygularla ilgili bir alanı bilgiyle çözümleme çabasıdır.
İslam Sanatı’nın Özellikleri; bu yöntemle ortaya çıkmış tartışılabilir bir metindir.

 

 

İSLAM SANATI’NIN ÖZELLİKLERİ: 1

BİRLİK/TEVHİD
 
 1.Kelime-i tevhid’in hayata yansıması: birlik

 
İslam Sanatı, İslam Metafiziği’nin temel kaynaklarına dayanarak kurulmuştur. (Arvasi B.Tarih: 146) İslam Metafiziği’nin temel inancı, “Allah’tan başka ilah yoktur” hakikatidir… İslam Sanatı’nda sanatçının algı ve anlayışlarının merkezinde doğal olarak tevhid ilkesi yer alır. (Koç 2009: 50)

 
Tümdengelimle kainattaki her şey, her hadise ve her hayat alanı kelime-i tevhid’tenpay alır.Sanat telakkisinden ilimlerin şekillenmesine kadar her alanda kelime-i tevhid’in yansımasına şahit oluruz.

 
Lois Massignon,bu durumu şöyle yorumlar: İslam Dünyası’nda “matematiğin cebir ve tahlil yönünde ilerlemesinde bu görülebilir. Oysaki Yunan görüşü hendeseci tam adetleri ve tam adetlerin hassalarını seven hesapçı” (Massignon 1962: 9) bir görüştür. İslam zekası hesabı cebire, hendeseyi de trigonometriye yöneltmiştir.

 
Batı kültür yaklaşımı bütünlük içindeki birimlerin tek tek varlığını ve sorumluluğunu yok etmek iradesini ortaya koymuştur. Bu yaklaşım içinde sanat eseri, insan çevresinde yer alan tasvirci unsurlarla insanı iknaetmeye ve yöneltmeye dönük bir iradenin aleti olmaktadır. (Cansever 1992: 26)

 
İslam Sanatı’nda güçlü bir biçim ve gaye birliğini veren şey tevhid anlayışı yani ilahi birlik öğretisidir. (Koç 2009: 50) Batı Sanatı’nın tasvirci, telkin edici, yönlendirici yapısını reddeden İslam Sanatı’nda kübistik bütünlük insanın bilinçli olarak yaratılmış olduğu inancının ürünüdür. (Cansever 1992: 58) Bu yaklaşımın en büyük pratiklerini veren sanatçılardan Mimar Sinan’da bir merkezi şema geometrisinin analizinden doğan ‘haçvari’ şema ya da çevre koridoru gibi unsurlara sahip planlara rastlanmaz.  (Tansuğ 1997: 53)

 
2.Birlik-Bütün; parçalardan önce gelir

 
İslam Sanatı’nda külli-bütüncül bir bakış vardır… Bu külli bakışta, her parça bir bütüne, bir genele aittir. Anlamsız ve boşlukta dolaşan hiçbir unsur” bulunmaz. Varlıklar tabii veya yapay kategoriler halinde ayırt edilse bile, oluş (kevn) bir bütünlük getirdiğinden, her şey ancak bu kavramla açıklandığında bir anlam kazanır…. Konu ve tema’sı ne olursa olsun, her sanat biçimi (motif, şekil), içinde bulunduğu bütün ve kendi içerdiği unsurlar yönünden hem telif olunmuş (müellef), hem de birleştirilmiş (mürekkeb) olmak durumundadır. (Mülayim 1987: 276)

 
Bir ve bütünlük içinde olmak, bir ve bütünlüğü anlamanın ilk aracı’dır. Bütünlük; iç tutarlılığı prensibi ve kimliğin ürünüdür. (Oruç, İstanbul 2009: 136)  Bütün gerek düşüncede, gerekse uygulamada parçalardan önce gelir; onlara bir anlam, bir düzen kazandırır. Bunun gibi, tabii daha küçük ölçekte olmak şartıyla, bir yapının bütününü de kendi parçalarından önce gelir; daima birlik, çokluğa, bütün de parçalara hakimdir. (Nasr 1993: 11) Sanat denilen faaliyet biçimi de aslen budur. Gerçek, doğru, iyi ve güzellere karışmış yalan, yanlış, kötülük ve çirkinlikleri ayıklayarak var olan düzenin temizlenip devam etmesine yardım etmektir. Küllidir, bütüncüldür, bütüne yöneliktir. (Oruç 2009: 150)

 
Birlik her halükarda çokluğa hakim olur; parçaların bütünden bağımsız bir ‘gerçeklik’ haline gelmelerini engeller. Geleneksel Müslüman şehri adeta tek bir çatı altında toplanmış gibidir. Gerek metafiziki, gerekse mimari manasıyla birlik daima parçalara hakimdir. Bu hakimiyet, parçaların da gelişmesine izin vermekle birlikte, bu gelişmenin her zaman bütünle ilişkili, bütünle uyumlu olmasını sağlar. (Nasr 1993: 11)

 
İslam Sanatı ve estetiğini İslam’ın insan, alem ve hayat telakkisinden bağımsız düşünmek mümkün değildir. Bu bizim insan olarak parçalanmaktan kurtulup bütünlüğümüzü korumamız açısından da önemlidir. İslam Sanatı ve estetik duyarlılığı bu bütünlüğün sağlanması konusunda büyük imkanlar sunar. (Koç 2009: 13-14) Geleneksel motif ve belgeler, şaşmaz bir evren düzeninin ritmik vurgularını oluşturan bir değer sistemi içinde, her birinin hem bağımsız sayılabileceği,  hem de bütünlüğün içindeki tamamlayıcı işlevler’ini koruyan bir sanatsal yapılanmanın göstergesi olarak algılanmışlardır. (Tansuğ 1997: 25)

 
Bütün parçaların toplamından fazla bir şeydir
 
Eğer İslam Sanatı temel kabullerden uzak, bütüncül bir bakışla değerlendirilmezse anlaşılması zorlaşır. Zaten bilinç bir bütünselliği gerektirir.  (Timuçin 1990: 122 )Çünkü bu yapı içerisinde “her şey parçaların toplamından fazla bir şeydir ve bütün kavranmadan parçalara hakim olunamaz.” (Mirzabeyoğlu 1985: 81) Bu hakim olamamanın en belirgin ortaya çıkış sahası varlık’ın algılanması olmuştur.

 
Bütün alem, ‘Allah’ı tesbih etmekte’, böylece kesret, tevhid sırrı etrafında toplanarak nizama girmektedir. (Arvasi B.Tarih: 33)

 
Sanat’ın üstün gayesi, alemlerin sonsuz kesret ifadesi içinde büyük ve merkezi vahdete (birliğe) doğru içiçie remz ve sır helezonlarından kayacak, harikulade (olağanüstü) çevik ve ince bünyenin heykeltıraşlığıdır.  (Kısakürek 1979: 449)

 
Selçuklu Sanatı’nın cephe süslemesinde geniş yer tutan tezyini unsurların önemli bir kısmı, bazı geometrik şemalara göre oluşturulan geçmeli yıldız ve benzeri motiflerin kompozisyonuna dayanır. Bu yıldız örgü sistemleri, bitkisel motif tamamlayıcıları ile birleşir ve çokluk içinde birlik yani vahdet imgesini vurgulayan bir görünüm kazanırlar. (Tansuğ 1997: 24)

Mahmut Çetin

 

Beğendim 0 Muhteşem 1 Haha 1 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık