Hangi Kadınların Günü?
13 Mart 2026, Cuma 22:22 24 kez okundu.Dün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ydü. Özellikle son yıllarda öyle sıkıldım ki şu 8 Martlardan. Her yıl aynı sahne kuruluyor: Bir buket mimoza, ezberlenmiş birkaç cümle, temcit pilavı gibi ısıtılıp önümüze konulan sloganlar… Sosyal medyada dolaşan parlak mesajlar, kameralar karşısında dağıtılan gülücükler…
Ama o sözlerin ardında gerçek bir vicdan, gerçek bir sorumluluk çoğu zaman görünmüyor. Kadınların emeği, sabrı, mücadelesi bir güne sığdırılıp törensel birkaç jestle geçiştiriliyor. Halbûki hayatın yükünü omuzlayan, evde, işte, sokakta var olma mücadelesi veren kadınların hikâyesi bir günün süslü cümlelerinden çok daha derin, çok daha gerçek. Bu yüzden insan bazen bu yapay kutlamalara bakınca, içten içe şu soruyu sormadan edemiyor: Gerçek saygı nerede, gerçek vefa nerede? Çünkü kadınların değeri, yılda bir gün hatırlanan çiçeklerle değil, hayatın her gününde gösterilen adalet, merhamet ve hürmetle anlaşılır.
Evet, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.
Peki hangi kadınların?
Mesela Filistin’de katledilen 13 bine yakın kadının mı? Yine Gazze’de başı kesilmiş halde doğum yapan kadının mı?
Doğu Türkistan’da, Sudan’da evlatlarına doyamadan toprağa düşen kadınların mı?
Suriye’de senelerce işkence gören, Sednaya hapishanesinde tecavüze uğrayan kadınların mı?
Bize medeniyet, insan hakları, kadın hakları dersleri verenler, dünyanın dört bir yanında çocukları ve kadınları katletmeye, şahit olanlar da bu vahşilerin yapıp ettiklerine gözlerini kapatmaya devam ediyor.
Dün İran’da kadınların saçları için sosyal medyada parmaklarını parçalayanlar, saçlarını örüp video çekenler katil İsrail’in, İran’da bir okula aynı anda iki kez yaptığı saldırıyla katlettiği 168 kız çocuğunu dikkate bile almadı.
Bakın her durumda özgürlük nutukları atanlar; katil Batılı olunca nasıl bir anda suskunlaşıyorlar.
…
Bugün öyle bir dünya ki…
Çocukların, en güvenli sığınak bildikleri annelerinin kollarında katledildiği.
Oyuncak yerine enkaz parçalarını, masal yerine siren seslerini öğrendiği.
“Umut” kelimesini ise hangi dilde öğreneceklerini bile bilmediği.
Mazlum annelerin görmezden gelindiği.
İsminin anlamı gibi alçak, değersiz bir dünya…
Ama umut en karanlık zamanlarda filiz verir. Belki bir başka baharda gerçek bir 8 Mart Kadınlar Günü yaşanır. Elbet bir gün gelir; siz suskunların alkışladığınız sessizlik değil, onların döktüğü gözyaşı konuşur.
Siz sustukça tarih yazdı; kim zulmetti, kim zalimle yol aldı, kim sustu, kim mazlumun yanında durdu.
Siz susarak tarafınızı seçtiniz; mazlumlar ise sabırla Allah’a sığındı.
Zulmün sesi yüksek olabilir ama mazlumun duası daha yükseğe çıkar.
Tüm mazlum kadınların çığlığı arşa yükseldi.
Ve Allah onu işitti!
Şahit et ya Rab!..
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum