İstanbul
26 Temmuz, 2026, Pazar
  • DOLAR
    47.37
  • EURO
    53.94
  • ALTIN
    6168.0
  • BIST
    13.944
  • BTC
    64366.610$

Kendi Devletine Silah Çeken, Cemal Paşa'nın Tiflis’te Katli.

22 Temmuz 2026, Çarşamba 01:59 150 kez okundu.

"Kendi Devletine Silah Çeken, Cuntacı Cemal Paşa'nın Tiflis’te Katli..."

21 Temmuz 1922'de İttihat ve Terakki Partisi'nin üç Paşasından biri olan Cemal Paşa 2 yaveri ile birlikte Gürcistan Tiflis’te hala kimin tertip ettiği tam olarak çözülememiş bir suikast sonucu öldürüldü.

 

Tiflis’te iken, Rusların kendisi hakkındaki olumsuz düşüncelerini -Afganistan politikaları nedeni ile- gidermeye çalışan Cemal Paşa, 9 Temmuz 1922’de -kendisi gibi bir ittihatçı olan- Mustafa Kamal Paşa'ya bir mektup yazarak, o sıralarda gerginleşen Ankara-Moskova ilişkilerinin düzeltilmesini, Enver Paşa’yla bir ilgisinin olmadığının ilanını ve Afganistan meselesini görüşmek üzere Ankara temsilcisi Ali Fethi (Okyar) Bey’le Kars veya Trabzon’da buluşmayı önermişti.

 

Mektubuna cevap beklerken de, Osmanlı Devleti’nin Moskova Büyükelçisi Ahmet Muhtar Paşa’nın Tiflis’teki temsilcilik binasına gidip geliyordu..

 

21 Temmuz 1922’de, saat 22.30 civarında yaverleri Nusret ve Süreyya Beylerle bu ziyaretlerden birinden kaldıkları otele dönerken, Büyük Petro Caddesi ile Rus gizli polisi ÇEKA’nın binasının bulunduğu Yukovski Sokağı’nın köşesinde, bir otomobilden çıkan tahminen on kişilik silahlı bir grubun saldırısına uğradılar..

 

Önce bir el silah sesi duyulmuş, olaya müdahale etmeye çalışan Karakin Dilanyan adlı bir itfaiye neferi vurulmuştu. İkinci silah sesinde adı öğrenilemeyen bir kadın acı acı bağırarak yere yıkılmıştı.

 

Ardından yaylım ateşini andıran patlamalar başlamıştı. Genç yaver Mülazım Süreyya Bey, Paşa’yı korumak istemiş fakat yere serilmişti… Ardından Cemal Paşa ve Nusret Bey vurulmuşlardı.

 

Ensesine ve beline üç kurşun yiyen Cemal Paşa ile beş kurşun yiyen Nusret Bey derhal ölmüşler, tek kurşun isabet eden Süreyya Bey ise hastanede hayata veda etmişti.

 

O gece, ateş açanlardan kimse yakalanamadı. Ertesi gün Taşnak fedailerinden Karakin Lalayan ve Sergo Vartanyan isminde iki Ermeni subay tutuklandı.

 

Aynı gün, Cemal Paşa ve yaverlerinin tahnit edilmiş cenazeleri için Tiflis’teki Şah Abbas Camii’nde halkın, yabancı temsilcilerin ve Kızıl Ordu birliklerinin katıldığı görkemli bir cenaze töreni yapıldı.

 

İstanbul’da yayımlanan Peyam-ı Sabah’ın 26 Temmuz 1922 tarihli nüshasında “Cemal Paşa Katledildi” başlıklı haberde, cinayeti bir Ermeni’nin gerçekleştirdiği, fakat ayrıntılı bilginin henüz ellerine ulaşmadığı yazıyordu.

 

28 Temmuz 1922 tarihli The Times gazetesinde Cemal Paşa’yı Ermenilerin değil, Cemal Paşa’nın Rusya’nın nüfuzunu kırmak için - ittihatcı- Enver Paşa ile Mustafa Kamal Paşa’yı barıştırmak üzere olduğundan şüphe edilen Rus ÇEKA’sının -daha sonradan KGB diye bilinen Rusya Gizli Polisi- öldürmüş olabileceğinden söz ediliyordu..

 

Ermeni gazeteleri olayı üzüntü ile karşılamışlar, katilin kim olduğu belli değilken, Ermenileri suçlamanın haksızlığına değinmişlerdi. Buna karşılık Rum gazeteleri, Cemal Paşa’nın bu sonu hak ettiğini yazmışlardı.

 

5 Ağustosta Ankara’daki yabancı misyon şefleri ve Rus Sefiri Aralof, Başvekil Rauf (Orbay) Bey’i ziyaret etmişler, Aralof; “Cemal Paşa, Türkiye’nin büyük bir evladı ve Rus-Türk dostluğunun ateşli bir taraftarı olduğu için, teessürümüz pek derindir” demiş, katillerin şiddetle takip edilerek, kırk kişinin tevkif edildiğini, muhakeme neticesinde faillerin şiddetle cezalandırılacakları hususunda teminat vermişti.

 

Ancak, 10 gün sonra Ankara’daki Sovyet Sefaretinde Aralof’a göre Rauf Bey, Sovyet istihbaratına göre Erzurum Mebusu Durak Bey tarafından çıkarılan şüpheli bir yangın, taraflar arasındaki ilişkilerin çok gergin olduğunu gösteriyordu..

 

Bunlar olurken, TBMM’nin aldığı karar uyarınca Cemal Paşa’nın kardeşi Yüzbaşı Kemal (Doğuluoğlu) Bey Tiflis’e giderek cenazeleri Kazım Karabekir’in sağladığı özel trenle Erzurum’a getirdi.

 

28 Eylül 1922 günü, Cemal Paşa ve yaverleri Kars Kapısı’nda, 1914’teki Sarıkamış hezimetinin mimarlarından Hafız Hakkı Paşa’nın kabri yanına sade bir törenle defnedildiler.

 

Aynı gün, Ermeni subaylar Lalayan ve Vartanyan’ın yargılanmalarına başlandı..

 

Ancak, suçlama için yeterli kanıt bulunamadığı için tutuklular kısa sürede salıverildiler. O günden bu yana tam 104 yıl geçti ve hâlâ Cemal Paşa suikastının üstündeki sis perdesi kalkmadı.

 

Not: Taksim Topçu Kışlası ve (İTÜ) Taksim Taşkışlası'nda -Sultan Abdulhamid'in emri ile kurşunu olmadığından silah bırakmış olan- 5000'den fazla Osmanlı askerinin katledildiği, 31 Mart kanlı cuntasının liderleri Mahmut Şevket Paşa, Enver Paşa, Talat Paşa, Mithat Paşa ve kanlı cunta günü kendi silah arkadaşları olan Osmanlı askerini katlederken geberen yaklaşık kırk cuntacı katil asker, Çağlayan Adliyesi yanında bulunan Abidei Hürriyet anıtındaki cehennem çukurundadırlar. Enver'in taklı ve kemerli mezarı hemen E-5 yolu  bitişiğindedir..600 yıllık koskoca Devleti  yıkan bu hainler için bu yoldan her geçtiğinizde bedduanızı esirgemeyiniz; “Cehennemde ateşleri bol olsun!"..

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum