Neden Sen?
19 Ocak 2026, Pazartesi 22:02 156 kez okundu.Hayat bazen hiç beklemediğin bir yerden sorular sorar sana. Bir anda omuzlarına çöken ağırlık, kalbine düşen bir sızı, zihninde dönüp duran o inatçı soru: “Neden ben?”
Halbûki her “Neden” sorusu, aslında gizli bir davetin kapısını aralar. Belki de sorulması gereken asıl soru şudur: “Neden ben olmasın?”
Bir imtihan geldiğinde, “Neden ben?” deme. Çünkü belki de sen, bu imtihanla daha sağlam durmayı öğreneceksin. Her zorluk, insanın iç dünyasında henüz keşfetmediği bir gücü uyandırır. Her darlık, kalpte yeni bir genişliğe yer açar. Ve her düşüş, yeniden ayağa kalkmanın ne kadar kıymetli olduğunu öğretir.
Kimi zaman insanı zorlasa da, Allah’ın her olayı hayırla yarattığını unutmamak gerekir. Yaşanan tüm olaylar bir hikmet üzeredir ve mükemmeldir. Hayatın çeşitli zorlukları, gelişim ve olgunlaşma yolunda önemli adımlardır.
Allah kullarına kaldıramayacağı yükü yüklemez fakat onlara kendilerini tanıyacak kapılar açar. O kapılar kimi zaman acıyla, kimi zaman yalnızlıkla, kimi zaman da sabırla aralanır. Çünkü insan en çok, sarsıldığı anlarda kendisiyle yüzleşir. O an bahaneler susar ve geriye sadece gerçek kalır.
Allah zorluğu boşuna vermez. Sevdiğinden verir. Nefsimizi bir kenara bırakırsak, gelen her şeyi Allah’ın lütfu olarak görürüz. Hiçbir şey zor gelmez o zaman.
Allah, kullarına içlerindeki kudreti gösterecek yollar açar. O yollar bazen dar gibi görünür, fakat yürüdükçe genişler. İlk adım cesaret ister, ikincisi umut. Sonrasında ise insan fark eder: “Meğer ne kadar da güçlüymüşüm…”
Sıkı olabilmek için bir şeylerin zorlanması, canımızın acıması lazım. Çile, zorluk insanı yorar bazen. Perdeler zorluklarla kalkar. Sonra yavaş yavaş arka taraf aydınlanır. Son perde kalktığında, limite geldiğinde bir rahatlama çöker.
“Neden sen?” sorusunun asıl cevabı da şu saklı cümlededir: “Çünkü sen yapabilirsin. Sen, sabrı öğrenebilecek kadar güçlü, şükrü anlayabilecek kadar derin, teslimiyeti idrak edebilecek kadar hazırsın. Herkesin taşıyamayacağı bir yükü taşıyabilmen, ruhunun o imtihana hazır oluşundandır.”
O halde soru değişir. “Neden ben?” yerini “Bu bana ne öğretmek istiyor?” sorusuna bırakır. Ve işte o an, yaşanan zorluk imtihan olmaktan çıkar; acı bir öğretmene; sabır bir yoldaşa; dua ise en yakın dostuna dönüşür.
Sen, sabrın filizlenebileceği bir kalbe, umudun yeşereceği bir ruha sahipsin. Sen, kırıldığında bile yeniden ışık sızdırabilenlerdensin. Senin hikâyen, teslimiyetle değil; güvenle yazılmak isteniyor.
Ve her yeni gün, bir cevap değil; bir müjdedir:
Bu imtihan seni küçültmek için değil, büyütmek için var.
Yolundaki bu taş seni yaralamak için değil, keskinleştirmek için var.
Bu yük seni yormak için değil, kanatlandırmak için omuzlarında.
O hâlde soruyu değiştir:
“Neden ben?” değil,
“Bunun sonunda nasıl bir ben olacağım?”
Cevabı Allah’ın dilemesiyle zaman yazacak. Ama bir şey şimdiden belli:
Daha güçlü, daha keskin, daha aydınlık, daha umutlu bir sen.
Körpe Kalemler Dergisi, Ocak
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum