Volkanın Gölgesinde Yeşeren Rahmet
28 Ocak 2026, Çarşamba 00:02 240 kez okundu.Kanarya Adaları’nın Kanarya Adaları’nın rüzgârla yoğrulmuş yüzünde, Lanzarote’nin siyah toprakları insana ilk bakışta çoraklığı fısıldıyor. Yüzyıllar önce Timanfaya volkanının ateşi göğe yükselirken ada halkı, toprağın bir daha can tutmayacağını sanmıştı. Fakat insan hayret ediyor; bazen Allah, en imkânsız görünen yeri bile bir rahmet sofrasına çeviriyor.
La Geria bölgesine yaklaşırken gözler önce şaşırıyor. Binlerce küçük çukur ve her birinin içinde tek bir üzüm kökü. Çevresinde yarım ay biçiminde taş duvarlar. Sanki insan emeğiyle dua, taşın ve toprağın diline yazılmış. Siyah taşların sertliği, güneşin yakıcılığı, rüzgârın acımasızlığı… Hepsi sanki, “Burada bereket olmaz” der gibi. Ama toprağın ve insanın hikâyesi bir kez daha gösteriyor ki, Allah dilerse külün içinden bile hayat çıkarır.
La Geria’nın bağları, bu hakikatin sessiz birer şahididir. Volkanik kırıntılara burada “picon” deniyor. Siyah, keskin, kuru… Ama altında sakladığı sır bambaşka; gecenin serinliğini içine çekiyor, gündüzün yakıcı sıcağını toprağa geçirmiyor. Yağmur yağmasa da havadaki nemi içten içe biriktirip köklere sızdırıyor. Adanın üzüm kökleri, neredeyse suyu görmeden yaşamayı bu savrulmuş taş taneleriyle başarıyor. Bu da bize, insan kalbinin bazen en kurak dönemlerinde bile Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm’ın gizli bir lütfu ve ikramı olduğunu hatırlatıyor.
Lanzarote’nin en meşhur üzümü, Malvasía Volcánica. Aromasındaki hafif tuzluluk ve mineraller, volkanın ateşinden geçmiş bir toprağın hikâyesini anlatıyor sanki. Bu üzümü işleyen çiftçi bilir; rüzgâr estikçe duvar örmek, güneş yaktıkça toprağı korumak, yağmur yağmasa da umudu yaşatmak gerekir. O da elinden geleni yapar. “Toprak bizi şaşırtmayı hiç bırakmıyor” der. Fakat aslında şaşırtan toprak değil; toprağı her an yeniden yaratan Allah’ın iradesidir.
Bağların arasında yürürken, insan emeğiyle ilahi düzenin nasıl iç içe geçtiği hissediliyor. Kayayı oyup çukur açmak, rüzgârla savaşmak, her kökü tek tek korumak… Hepsi sabrın, tevekkülün ve kanaatin birer işareti gibi duruyor. Burada bağcılık yalnızca tarım değil; sanki insanın tabiatla yaptığı sessiz bir ibadet...
UNESCO’nun bu bölgeyi “insanın doğayla kurduğu uyumun eşsiz örneği” olarak tanıması boşuna değil. Çünkü Lanzarote bize şunu öğretiyor: İlahî düzen insanın çabasına ‘el verince’, lavların bile içinden hayat filizleniyor.
La Geria’nın siyah vadilerine baktığımızda, gördüğümüz yalnızca üzüm terasları değil. Gördüğümüz; bir halkın sabırla yoğrulmuş bir gayretinin ve Rabbimizin toprağa serdiği rahmetinin eserlerinin ve bereketin somut halidir. Volkanın gölgesinde bile yeşerebilen bu bağlar, insana şu Kur’anî hakikati fısıldıyor:
“Her zorlukta bir kolaylık vardır.”
Toprak için de böyledir, insan için de.
Zafer Bilim ve Araştırma Dergisi. Ocak
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum