İstanbul
01 Nisan, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    44.48
  • EURO
    51.06
  • ALTIN
    6544.9
  • BIST
    12.626
  • BTC
    67618.343$

Allah Yeter!

31 Mart 2026, Salı 22:33 131 kez okundu.

İman sahiplerinin büyük bir kararlılıkla Allah’ın sınırları içinde yaşamalarının amacı, yalnızca O’nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanabilmektir. Allah, müminlerin zorluk zamanlarında "Allah bize yeter" (Al-i İmran Suresi, 173) diyerek teslimiyet ve bağlılıklarını göstermelerine karşılık onlara mutlaka yardım vaat eder. Kendi yolunda şevk ve kararlılıkla çaba gösteren kullarına rahmetini, “Ey iman edenler, eğer siz Allah'a (Allah adına İslam’a ve Müslümanlara) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır.” (Muhammed Suresi, 7) ayetiyle bildirir.

 
Samimi bir çabanın içinde olan müminler, Allah’ın üzerlerindeki rahmetine/koruyuculuğuna hayatlarının her anında şahit olurlar. Allah'ın kendilerine destek ve yardımcı olacağının bilincindeki müminler hiçbir durum ve şartta ümitlerini yitirmez, her olayın kendileri için hikmet ve hayırla yaratıldığını ve yine hayır ve hikmetle sonuçlanacağını bilerek Allah’a tevekkül ederler.

 

Kur’an’ın verdiği örneklerden birinde, Hz. Musa’nın, İsrailoğullarını Firavun'un baskısından korumak için Mısır'dan çıkarışı anlatılır. Hz. Musa ve İsrailoğulları denize ulaştıklarında, içlerinden imanı zayıf olanlar, arkalarından gelen Firavun ve ordusu tarafından sıkıştırıldıklarını düşünerek, ümitsizliğe kapılırlar. Hz. Musa ise "... Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir." (Şuara Suresi, 62) diyerek, Allah'ın kesin olarak kendilerine yardım edeceğine dair inancını bildirir. Gerçekten de Allah, denizi mucizevi bir şekilde ikiye ayırmış, Hz. Musa ve kavmini karşıya geçirmiştir. Ardından denizi kapatarak Firavun ve ordusunu suda boğmuştur.


Kulları üzerinde gözetici olan Allah, Kendisi’ne teslim olan müminlerin kalplerine ‘güven duygusu ve huzur’ indirir ve onlara destek olur.


Allah, sizin düşmanlarınızı daha iyi bilendir; bir veli (en güvenilir bir dost) olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah yeter. (Nisa Suresi, 45)

 
Peygamberimiz(asm) de yardım istenecek olanın yalnızca her şeye gücü yeten Allah olduğunu bize hatırlatır:


"... Bir şey isteyince Allah'tan iste. Yardım talep edeceksen Allah'tan yardım dile. Zira kullar, Allah'ın yazmadığı bir hususta sana faydalı olmak için bir araya gelseler, bu faydayı yapmaya muktedir olamazlar. Allah'ın yazmadığı bir zararı sana vermek için bir araya gelseler, buna da muktedir olamazlar." (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan)

 

Bugün zalimin zulmünün arttığı, hak ile bâtılın birbirine karıştırıldığı, vicdanların zaman zaman sustuğu zor günlerden geçiyoruz. Kimi zaman adaletsizlik sıradanlaşmış gibi görünse de, bu aslında kalplerin imtihanının ağırlaştığı bir zamandır. İşte tam da bu yüzden, en çok bugün Allah’ın yardımına ihtiyacımız var.

 

Mümin için böyle dönemler, geri çekilme değil daha bilinçli, daha diri ve daha sağlam durma zamanıdır. Çünkü karanlık çoğaldığında ışığın değeri artar.

 

Mümin; diliyle doğruyu söyleyerek, kalbiyle haksızlığa karşı durarak, eliyle iyiliği çoğaltarak bu mücadelede yer alır. Bu mücadele sadece büyük sözlerle değil, küçük ama samimi adımlarla, sabırla ve istikametle yürütülür.

 

Zira zulmün en çok istediği şey, insanların yılması ve susmasıdır. Mümin ise zorluk arttıkça ümidini büyüten, kötülük çoğaldıkça iyiliğe daha sıkı sarılan kişidir. Çünkü bilir ki, hakikat bazen yavaş açığa çıkar ama asla kaybolmaz.

 

İmtihan mekânı olarak yaratılmış dünya, yaşadığımız olaylarla sınandığımız, sonsuz hayatımıza geçiş aşamasıdır. Zorluk yaşamadan ve o zorluk anlarında Rabbimize sadakatimizi, sabrımızı, tevekkül ve teslimiyetimizi göstermeden kurtuluşa ulaşamayız. Umut ederiz ki göstereceğimiz güzel ahlâk Allah’ın yardımını getirecek, dağların korkuya kapılıp-yüklenmekten kaçındığı tüm ağırlıkları üzerimizden kaldıracaktır.

 

Yoksa sizden önce gelip-geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki, sonunda elçi, beraberindeki mü'minlerle; "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyordu. Dikkat edin. Şüphesiz Allah'ın yardımı pek yakındır. (Bakara Suresi, 214)

 

 

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum