İstanbul
04 Ağustos, 2026, Salı
  • DOLAR
    47.54
  • EURO
    54.91
  • ALTIN
    6220.7
  • BIST
    13.458
  • BTC
    62748.275$

Mevsimin Dilini Konuşan Kuş

04 Ağustos 2026, Salı 08:45 24 kez okundu.

Yüksek dağların karla kaplı zirvelerinin bir sakini olan kar tavuğu, Allah’ın canlılara verdiği eşsiz özelliklerin dikkat çekici örneklerini üzerinde gösterir. İlk bakışta sıradan bir kuş gibi görünse de, hayatını sürdürdüğü zorlu şartlar incelendiğinde onun ne kadar kusursuz bir tasarımla yaratıldığı anlaşılır.

 

Kar tavuğu yılın büyük bölümünü soğuk, rüzgârlı ve karlarla örtülü bölgelerde geçirir. Bu çetin ortamda hayatta kalabilmesi için ona birçok özellik verilmiştir. O, mevsimin dilini konuşan canlılardan biridir. Yazın toprağın, kışın karın rengine bürünerek hayranlık uyandıran bir kamuflaj sergiler.

 

En ilginç özelliği kış aylarında tüylerinin tamamının beyaza dönüşmesidir. Kışın dağları örten beyazlık, kar tavuğunun tüylerine de yansır. Ona, karlar arasında fark edilmeden yaşayabilmesi için özel bir koruyucu elbise giydirilmiştir. Böylece karların arasında adeta görünmez olup, hem düşmanlarından korunur hem de yaşadığı çevreyle mükemmel bir uyum yakalar. Yaz geldiğinde ise tüylerinin rengi kahverengi ve gri tonlarına bürünür. Bu sayede kayalık arazilerde yine gizlenebilir. Mevsimlere göre değişen bu mucizevî kamuflaj, onun hayatını sürdürebilmesi için büyük önem taşır.

 

Tabiatta gördüğümüz bu uyum örnekleri, Allah’ın hikmetli yaratmasıyla canlılara yardımını ne güzel gösterir.

 

Kısacası; kar tavuğunun tüylerinin rengi, ayaklarının yapısı, vücut sıcaklığını koruma sistemi ve davranış biçimleri aynı amaca hizmet ediyor; hayatını devam ettirmek. Birbiriyle böylesine uyumlu özelliklerin tesadüflerin ürünü olduğunu söylemek, bir saatin parçalarının rastgele birleşerek zamanı gösterdiğini söylemek gibi anlamsızdır. Kar tavuğuna verilen bütün bu özellikler, tesadüflerle açıklanamayacak kadar uyumlu ve amaçlıdır.

 

Kar tavuğunun hayatına dikkatle bakıldığında, tabiatta hiçbir şeyin başıboş bırakılmadığı daha iyi anlaşılır. Çünkü onun hayatını mümkün kılan her detay, diğer detaylarla kusursuz bir uyum içindedir. Burada sadece bir kuş değil, ihtiyaç ile imkânın, çevre ile canlının, koruma ile korunmanın kusursuz bir ahengi vardır. Bu ahenk, insanı ister istemez şu soruya götürür: Bu kadar hassas dengeler, böylesine isabetli özellikler, çözümler ve şaşırtıcı ahenk tesadüfen ortaya çıkabilir mi!?

 

Elbette hayır.

 

Tabiatı, bir kitabı anlamaya çalışır gibi okuyanlar için kar tavuğu, pek çok mânâlar gösterir. Tüm kâinatta olduğu gibi, yüksek dağların sessizliğinde de akıl sahibi insana önemli hakikatler fısıldanır. İnsan çoğu zaman karla kaplı zirvelere baktığında o azametli dağları görür ve kalbi ürperir. Halbuki o büyük mahluklarını yaratan Allah (cc) oralarda bir kar tavuğunu bile ihmal etmeyen rahmetini de gösterir. Ve müminin kalbi her tefekkürde haşyet ve rahmet, korku ve ümit arasında Rabbine muhatap olur.

 

Dağların beyaz derinliği içinde yaşayan bu mütevazı kuşu görebilmek için dikkatle bakmak gerektiği gibi, yaratılıştaki hikmeti ve rahmeti görebilmek için tefekkürle bakmak gerekir.

 

Bakışı hikmet, susması tefekkür olan müminlerden olmak duasıyla.

 

 

 

Zafer Bilim ve Araştırma Dergisi, Ağustos

 

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum